Türkiye'de Eğitimde PYP Uygulamaları Üzerine Düşünceler

Türkiye'de Eğitimde PYP (İlk Yıllar Programı) Uygulamaları Üzerine Düşünceler


Türkiye'deki PYP okullarında harcanan çaba ve ayrılan kaynak ile elde edilen başarı arasındaki bağ tatminkar mı, yoksa balyozla çivi mi çakılıyor?

Türkiye'de, 2018 senesinde, aday okullar hariç, 28 okulda PYP (İlk Yıllar Programı) uygulanıyor. 2011 senesinde sadece 7 okulda PYP uygulanmakta idi. Aday okulları ile birlikte, PYP programı uygulayan okullarda hızlı bir artış gözleniyor.

Peki, gerçekten bu okullardan 12 yaşına kadar (genellikle Türkiye'deki uygulamada 10 yaşında) PYP eğitimi alan çocuklarda hedeflenen özellikler elde ediliyor mu? Büyük oranda evet.

Bu özellikler kalıcı oluyor mu? Belki.

Türkiye'deki PYP okullarında harcanan çaba ve ayrılan kaynak ile elde edilen başarı arasındaki bağ tatminkar mı, yoksa balyozla çivi mi çakılıyor? Harcanan çaba karşılığı elde edilen başarı, "değer" olarak hafif mi kalıyor? Bu sorunun cevabını ararken, öncelikle PYP'nin ne olduğu ve neyi hedeflediği ve bu hedefe ulaşmak için çizdiği yol haritası hakkında derleme bilgi verelim.

PYP Nedir?

PYP, IBO’nun (Uluslararası Bakalorya Organizasyonu) üç programından biri olan, “İlk Yıllar Programı”dır. İngilizce "Primary Years Progam" tabirinin kelimelerinin baş harfleri ile anılan program 3-12 yaş çocukları için geliştirilmişir. Türkiye'deki uygulamalarda, 5-10 yaş arası daha öne çıkmaktadır.

Programın sahibi IBO'nun, PYP ve daha üst yaş grupları için olan diğer iki program ile temel amacı, coğrafi ve kültürel hareketliliği kolaylaştırmak ve benzer akademik programlar arasında uluslararası ortak payda anlayışını geliştirmektir. Dünyanın değişik yerlerindeki PYP okulları arasında eğitim felsefesi birliği sağlamak hedeflenmektedir. Örnek olarak, Fransa'da bir PYP okulundaki öğrencinin ailesinin işi sebebiyle Türkiye'ye, Endonezya'ya, ABD'ye ya da Brezilya'ya taşındığında, oradaki PYP okulunda, aynı felsefe ile okuluna devam etmesini sağlamak, 70'li yıllarda temelleri atılan sistemi doğuran ihtiyaçlardan biri idi...

PYP, öğrencinin akademik bilgilenmesinin yanı sıra, sosyal, fiziksel, kültürel ve duygusal gelişimini de vurgulayan, böylece çocuğun bir bütün olarak yetiştirilmesini amaçlayan uluslararası ve alanlar üstü bir programdır.

Öğrencilerin neler öğrenmesi gerektiği, eğitim yöntemleri ve değerlendirme stratejileri hakkında yol gösteren uluslararası bir müfredat modeline sahiptir.

PYP uygulayan okullar belli bir çerçeve içinde kendi özgün müfredatlarını oluşturmaktadır. Bu nedenle PYP milli eğitim programının uygulanması için bir engel değildir, aksine programı uluslararası standartlarla zenginleştirme şansı vermektedir.

PYP’nin uluslararası eğitimin ne olduğu ve nasıl olması gerektiğine dair felsefesi, kabaca şu şekilde özetlenebilir: Eğitim, genç insanların bireysel yeteneklerini geliştirici ve sınıf ortamında edinilen deneyimleri dış dünyada uygulanabilir kılan ve sorgulamayı destekleyen bir yaklaşıma sahip olmalıdır. Öğrenciler, akademik ve entellektüel bilgiye ulaşmanın yanısıra, uluslararası bir bilinç edinebilmeli ve sorumlu bir vatandaş olmayı öğrenmelidir.



PYP öğretmenlere kendilerini ve programlarını geliştirmeleri için destek ve rehberlik sağlar. Bu programda öğretmenler de “hayat boyu öğrenenler” olarak kendilerini geliştirmek için çok uygun koşullar bulurlar. Aynı öğrenciye eğitim veren, sınıf öğretmenleri ve branş öğretmenlerinin birlikte çalışmasını gerektiren bu program öğrencinin bir bütün olarak yetiştirilmesine tam destek verir.

Öğretmenlerin, öğrencilerin ilgi alanlarını destekleme, kendine güven duygusunu yerleştirme ve bütün bilişsel alanlarında beceri gelişimini destekleme sorumluluğu vardır.

PYP, çocukların temelde meraklı olduklarını ve kendi deneyimlerinden sonuçlar çıkardıklarını kabul ederek çocuklara aktif öğrenen ve sorgulayan bireyler olmaları için destek verir. Araştırma ve soruşturma, PYP'nin temelleri arasında çok önemli bir yer tutar.

PYP okullanrında, çocukların çevredeki insanları ve dünyayı tanıyabilmeleri için ihtiyacı olan araştırma, inceleme ve oyun faliyetlerini gerçekleştirebilecekleri mekanlar sağlanır. Okuma yazma, sanat, el becerisine dayalı etkinlik, yaratıcı oyun, bilim ve teknoloji alanları için çeşitli kaynaklar sağlanır. PYP ile çocukların seçim yapmaları, malzemeleri yaratıcı şekilde kullanmaları, sorgulamaları, diğer arkadaşları ile işbirliği içinde çalışmaları yani gerektiğinde lider olmaları gerektiğinde ekibin bir parçası olmaları, ilgi alanlarını devam ettirmeleri ve anlamlandırma yetisi kazanmaları desteklenir.

PYP Sisteminin Temelleri ve Yol Haritası Nedir?

PYP’de temel bilgi ve becerileri edinme, kavramsal anlayışı geliştirme, olumlu tutumlar benimseme ve sorumlu eylemde bulunma arasında bir denge oturtulmaya çalışılır. Bu dengeye ulaşmak için 5 temel öğe ve alt başlıkları yol haritasını teşkil eder:

1. Bilgi: Öğrencilerin ne hakkında bilgi sahibi olmalı? Kim olduğumuz, hangi zaman ve mekanda olduğumuz, kendimizi ifade etme yollarımız, dünyanın işleyişi, kendimizi düzenleme biçimimiz ve gezegeni paylaşmamız alt başlıklarında "bilgi" sahibi olmalılar.

2. Kavram: Öğrencilerin neyi (ve nasıl) anlamalı? Neye benzediği, nasıl çalıştığı, neden böyle olduğu, nasıl değiştiği, diğer varlıklarla arasında ne bağlantı olduğu, değişik bakış açılarının ne olduğu, sorumlulukların neler olduğu ve nereden bilindiği, öğrenciler tarafından anlaşılmalıdır.

3. Beceri: Öğrenciler ne yapabilmeli? Beş altbaşlıkta beceriler geliştirilir:
a. Düşünme Becerileri: Bilgi edinme, kavrama, uygulama, analiz etme, sentez yapma, değerlendirme, diyalektik düşünme ve son olarak düşünme üzerine düşünme.
b. Sosyal Beceriler: Sorumluluğu kabul etme, başkalarına saygı duyma, işbirliği yapma, çatışmaları çözme, grup halinde karar alma ve grup içinde çeşitli görevler üstlenme.


c. İletişim Becerileri: Dinleme, konuşma, okuma, yazma, görme, sunma ve işaretler ve simgeler gibi sözel olmayan iletişim.
ç. Özyönetim Becerileri: Büyük kas becerileri, ince kas becerileri, mekan bilinci, organizasyon, zaman yönetimi, güvenlik, sağlıklı yaşam, davranış kuralları ve bilinçli seçimler.
d. Araştırma Becerileri: Soru oluşturma, gözlem yapma, planlama, veri toplama, verileri kaydetme, verileri düzenleme, verileri yorumlama ve araştırma bulgularını sunma.

4. Tutum: Öğrencilerin neye değer vermeli? Değer bilme, bağlılık, güven, işbirliği, yaratıcılık, merak, empati, şevk, bağımsız davranma, doğruluk, saygı ve hoşgörü, öğrencilerin değer vermeleri gereken özelliklerdir.

5. Eylem: PYP’de eğitimin, yalnızca sosyal sorumluluk tutumlarını değil, aynı zamanda düşünceli ve uygun eylemleri de kapsaması için, zihnin ötesine geçmesi gerektiğine inanılır. PYP’nin bir temel beklentisi, başarılı sorgulamanın, öğrenme sürecinin sonunda öğrenci tarafından başlatılan sorumlu eyleme yol açmasıdır. Bu eylem, öğrencinin öğrendiklerini geliştirecek ya da daha geniş bir sosyal etkisi olacak ve her yaş aralığında farklı olacaktır. PYP okulları, bütün öğrenenlere, dünyada ve dünya için bir fark yaratmak üzere harekete geçmeyi seçme, kendi eylemleri hakkında karar verebilme ve bu eylemler üzerinde düşünme fırsatını ve gücünü verme zorluğunu yaşayabilir ve yaşamalıdır.

PYP Nasıl Bir Öğrenci Yetiştirmeyi Hedefliyor?

PYP'de çocuğun aşağıdaki özelliklere sahip olması hedeflenir:
1. Araştıran-Sorgulayan
2. Düşünen
3. İletişim kuran
4. Riski göze alan- Cesaretli
5. Bilgi Sahibi
6. İlkeli
7. Duyarlı
8. Açık görüşlü
9. Dengeli
10. Dönüşümlü düşünen

Bu çerçevede, ana sorumuza dönersek, PYP okulları Türkiye'de "verimli" çalışıyor mu? Elde edilen başarı ve harcanan çaba arasındaki denge tatminkar mı?

Öncelikle, PYP'nin "kağıt üzerinde" mükemmel bir sistem olduğunu, her mükemmel olan yapı gibi uygulamada tekamüle, iyileşmeye açık olduğunu ve gelişim içinde olduğunu vurgulayalım. PYP başarılı bir sistemdir. Ve programın uygulama sonucu olarak öğrencilerde kayda değer bir etki görülmektedir. Sistemin temel dinamiklerinden biri olan ölçme - değerlendirme araçları ile, performans sağlıkı olarak ölçülebilmektedir.

PYP için okullar, düzenlenen eğitimler, ön çalışma ve çalışma toplantıları, danışmanlıklar, istihdam, harçlar ve materyaller için büyük bir zaman ve para kaynağı ayırıyor.

Sistemin temellerinin atıldığı Batı ülkelerinde, toplumsal yapı kurumlar ve kurallar üzerine inşa edilmiştir, "duygu" önden koşmaz, yandan ve arkadan gelir. Türkiye'de ise, "bağlar", kurumlardan ve kurallardan önce gelir, duygular önden gider.

Genelleme yapmadan, anlaşılır olmak için, "uca çekilmiş" bir örnek verelim: Hamburg'da yaşayan bir Alman ebeveyn, kırmızı ışıkta geçmez, hele hele arabasında çocuğu varsa, hava kararmış ve yol bomboş dahi olsa, "çocuğuna kötü örnek olmamak" refleksi ile ne kadar acelesi olursa olsun kırmızı ışıkta geçmez. Kurallar önemlidir, çocuk eğitimi istikrarlı ve ilkelidir. Türkiye'de ise, aile kendi geleneklerinden gelen bağları ve sözlü kuralları olan bir yapıdır ve herkes ve herşey o yapının dışındadır; aile yapısının çıkarı ve güvenliği karşısında tüm kurallar ihmal edilebilir. Eğer çocuğun takımda oynayacağı basketbol maçına gecikiliyorsa, gündüz vakti ve kalabalık trafikte, ebeveyn tarafından "polis arabası var mı diye kolaçan edilerek" emniyet şeridi de ihlal edilir, kırmızı ışıkta da geçilir.

Tabi ki ülkeler ve kültürler arasındaki ayrım, siyah ve beyaz olarak görülmemeli; ayrım değişik tonlarla iki küme olarak değerlendirilmelidir.

Türkiye'de PYP sisteminden "daha fazla" verim elde etmek için, mutlaka ama mutlaka, aile sisteme daha çok dahil edilmelidir... Ebeveynlere PYP eğitim toplantıları yapılmalı, uygulamalı olarak okuldaki sistem eve taşınmalıdır. Örnek olarak, 3-4 yaşlarında devamlı "bu ne?" sorularından bunalmış ebeveyne, bir - iki sene sonra başlayan PYP eğitiminde, en temel hususun sorgulama olduğu vurgulanmalı, çocuğun "daha bilinçli" sorgulamaları karşısında, geçmiş yılların refleksi ile "savsaklar" cevaplardan kaçınılması öğretilmelidir.

PYP sloganları "güzel" tercüme edilmelidir. Modern dilin kelimeleri, kulaklarda ve kalpte bir "anlam kümesi" yaratmaktan çok uzaktır... Örnek olarak son yılların moda terimi "sustainable", Türkçeye "sürdürülebilir" olarak tercüme edilmekte ve dağarcıklarımızda bir kutuya ait olmadığı için, kelime çok duyulsa da, içi boş kalmaktadır.

Okullar, PYP yönergelerini belki bir aynılık yaratma kaygısı ile, "resmi" dil ile, standart olarak tercüme edilmeye devam edebilir; ancak, açıklamalar ve alt sloganlar bir "şiir tercümesi" özeni ile yapılmalı, "anlam dolu" kelimelerle çocuk ve ailesine (ve öğretmenlere) aktarımda bulunmalıdır. Keza, eğitimlerde kullanılan örnekler, bir hikaye yazarı dili ile Türkiye'deki yaşamdan ve kültürden derlenmelidir. Bu sayede büyük kaynak aktarılarak hazırlanan materyaller, okuyucu ve dinleyicide "kalıcı etki" bırakabilecektir. İçselleşecek kavramlar, kişilerin hayatında daha merkezde ve daha kalıcı yer bulabilecektir.

Eğitim alanında bir Türkiye modeli olan ve takdire şayan büyük başarıları olan "Köy Ensititüleri"nin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç, eğitimcinin doğru seçilmesini başarının önemli bir anahtarı olarak göstermiştir. Tonguç, "bu tür görevler verilecek kişilerin sıradan yöntemlerle seçilmesi doğru değildir" demiştir. Köy Enstitüleri nasıl ki "ülke" için bir ideal idi, aynı şekilde PYP de "okul" için bir idealdir. Doğru öğretmen istihdamı ve sonrasında o öğretmenlerin eğitimi ve desteklenmesi çok önemlidir. İsteksiz ve inançsız bir öğretmen, sistemin "kuru" kalması için en büyük etmendir. Okulların, daha en başında, öğretmen istihdamında, PYP sistemine uygun adayları seçmesi ve onları destekelemesi ihmal edilmemelidir.

Özetle, öğrencinin ailesinin olanca katılımı, yönerge, slogan ve eğitimlerde doğru ve anlamlı dilin kullanılması ve PYP'yi içselleştirebilecek öğretmen seçimi ile, PYP için okullarda harcanan yüksek kaynaklardan çok daha fazla verim elde edilebileceği düşünülmektedir.